Ülke ekonomimiz de bozuk, halkımızın ekonomisi de bozuk. Devlet olarak borçları faizle, hem de trilyon dolarlarla ödemek zorundayız. Halkımız ise bankaların faiz pençesinde. Gelirlerimiz giderlerimize maalesef yetmiyor.
Maliye politikasının en birinci kuralı gelir ile gideri açık vermeden dengede tutmaktır. Yine maalesef hem devlet, hem de halk olarak bu dengeyi tutturamıyoruz. Küçük bir azınlık benim yazılarıma giremez. Onların tuzu her zaman kurudur. Onlara tavsiyem, halkın büyük çoğunluğu fakir olan insanların gözüne servetlerini sokmasınlar, Instagram’da göstermesinler. Çok fazla şımarmasınlar.
Gelelim emeklilerimize, bu insanlar ama oy hesabıyla, ama yasa gereği emekli olmuşlar. Hayatlarının son demlerinde rahat huzur görmek onların da hakkıdır. Ama nerede?
Maaşları ev kirasına bile yetmezken o rahata bir mümkün ulaşamıyorlar. Sabahın ayazında ucuz et kuyruğunda, akşamın ayazında pazar sonlarında kalan meyve sebze toplama peşindeler. Torunlarına veremedikleri harçlıkla ezilmekteler. Rahat rahat bir çay bahçesine gidip çay parası düşünmeden oturamıyorlar. Yanına bir arkadaş gelirse bir çay söyleyememekten korkuyorlar.
Çiftçi şu anda ektiği diktiğinden memnun edici bir gelir elde edemiyor. Neden mi girdileri çok pahalı. En başta motorin çok pahalı. Gübre, tohum çok pahalı. Şu anda çiftçi hayvancılıkla, süt parasıyla ayakta kalmaya çabalıyor. Çiftçi motorini ve gübresini ucuza alamaması çok ilginç. Çiftçi kuruluşu olan Tarım Kredi Kooperatifi kendi üyelerine yani çiftçilere piyasanın üzerinde gübre satmakta. Zirai ilaç satmaktadır. Bu cümleyi öyle kulaktan dolma olarak değil, bizzat yaşayarak yazıyorum. Ben de çiftçilik yapıyorum. Tarım Kredi’de gübrenin 26.50 olduğu zaman özelde aynı gübre 25.00 TL oluyorsa, bu işte bir hata var demektir. Niye siyasi büyüklerimiz her zaman çiftçiye kooperatifleşin diye talkın veriyor. Bu Tarım Kredi Kooperatifinin üzümünü yiyen kim? Hani atasözümüz var; “Elaleme verir talkını kendi yer salkımı…”. Madem çiftçi kuruluşu bunlar, amaçları çiftçiye ucuz gübre, ilaç, mazot sağlamak değil mi? Tarım Kredi Kooperatifi şimdilerde üç harfli marketlere özendi. Türkiye üzerinde şubeleşiyor. İnşallah büyüdükten sonra bir Katarlı’ya satılmaz. Kârı ile yapmadıkları mazot, gübre, zirai ilaç sübvansiyonu yaparlar. Et ve Süt Kurumu Tarım Kredi Kooperatifini aratmaz.
Hangi kurumu ele alsak sapır sapır dökülüyor. Bu kurumları fabrika ayarlarına döndürmek gerekiyor. Fabrika ayarlarına dönmesi gereken çok çok kurumumuz var. Hatta her şey desem, daha doğru olur.

YORUMLAR