Merhaba,
Seçim meydanlarında verilen sözler unutulmaz. Hele ki konu su gibi temel bir ihtiyaçsa, vatandaş hafızasına kazır o cümleyi. Tekirdağ’da seçim sürecinde dillendirilen “suya %50 indirim” vaadi de tam olarak böyle oldu. Beklenti büyüktü, umut yüksekti.
Ancak gelinen noktada vatandaş indirim beklerken faturasında artış gördüğünü söylüyor. Sosyal medya adeta fatura panosuna döndü. Her gün yeni bir paylaşım, yeni bir tepki… “Hani %50 indirim?” sorusu 11 ilçede yankılanıyor.
Sayın Başkan’ın savunması ise net: “Suyu maliyetin altında veriyoruz.” Belediyecilikte maliyet hesabı elbette önemli. Enerji giderleri, altyapı yatırımları, arıtma masrafları… Hepsi gerçek. Ancak vatandaş için gerçek olan bir başka şey daha var: Ay sonu gelen fatura.
Sorun tam da burada başlıyor. Seçim dönemindeki söylem ile uygulamadaki tablo örtüşmeyince güven zedeleniyor. “Yanlış anlaşıldı” ifadesi siyasette en riskli cümlelerden biridir. Çünkü vatandaş kendini değil, verilen sözü referans alır.
Sosyal medyada tepkisini dile getirenler arasında belediyeye oy verdiğini açıkça söyleyenler de var. “Oy verdim ama bu ayrı mesele” diyen bir kitle oluşmuş durumda. Bu, siyasi sadakatin ötesinde bir ekonomik sıkışmışlığın göstergesi.
Gazetecilere “Neden gündeme taşımıyorsunuz?” diye sitem edenler, aslında duyulmak istiyor. Bu mesele sadece bir indirim polemiği değil; güven, beklenti ve geçim meselesi.
Şimdi soru şu: Başkan Yüceer bu tepkilere karşı yeni bir adım atacak mı? Faturalara dair somut bir düzenleme gelecek mi? Yoksa “maliyet” vurgusu savunmanın temel hattı olmaya devam mı edecek?
Biz elçiyiz, elçiye zeval olmaz. Ancak unutulmamalı ki su hayattır; siyaset üstüdür. Ve verilen söz, özellikle de temel ihtiyaçlar konusunda, en ağır sorumluluktur.
Başka bir konuda, bir başka yazı dizimde görüşmek dileğiyle;
Allah’a emanet olun…


YORUMLAR