Bu dünya böyle gitmez. Dünya, İsrail’in Gazze’deki uygulamalarını ve buna verilen uluslararası destekleri gördü.
Hem soykırımcı İsrail’e hem de onun ekonomik, siyasi, stratejik, medyatik ve kültürel gücüne büyük bir öfke duyuluyor. Bu kavramlara yön veren belli başlı yapıların Yahudi kontrolünde olduğu düşüncesi nedeniyle, insanlığın takındığı tavrın etkisi ve karşılığı ne yazık ki yeterince görünmüyor, görülemiyor.
Gazze’deki kardeşlerimiz, hakikatin yalnızca görünenden ibaret olmadığını; gerçeğin, görünenin ardındaki görünmeyenlerde saklı olduğunu adeta bütün dünyaya göstermiştir.
Daha açık konuşmak gerekirse; Yahudilerde ve onların dalkavuklarında, Batı’da görmek ve göstermek esastır. Bizde ise aslolan bilmektir.
Ancak bilmek de tek yönlü işlemez; önce insanın kendini bilmesi esastır. Kendini tanıması, kendini bulması, kendi olması, sınırlarını bilmesi ve varlığının sırrına erebilmesidir önemli olan.
Yahudinin ve dalkavuklarının yalnızca dışarıyı bilmeye dayalı anlayışının akıbeti ise helak olmakla sonuçlanacaktır. Velhasılkelam, tek ölçekli bilmenin sonu helaktır; bu kaçınılmazdır. Dünyanın yaşadığı felaketlere bu açıdan bakmakta yarar var.
Bizler, yani Müslümanlar ne yapabiliriz?
“Özlemi olmayanın hayali olmaz.
Hayali olmayanın gayreti olmaz.
Gayreti olmayanın seferi olmaz.
Seferi olmayanın zaferi olmaz…” diye asırlar öncesinden seslenen Selahaddin Eyyubi’nin sözleri bize çok şey söylüyor.
Vesselam…
