Deprem Bilimci Serkan İçelli, Trakya Havzası’nda yürütülen kaya gazı arama ve üretim faaliyetlerinin olası sismik etkilerine ilişkin dikkat çeken bir basın bildirisi yayımladı. İçelli, özellikle Hayrabolu-Muratlı-Ereğli ekseninin havzanın en derin sedimantasyon alanlarından biri olduğuna vurgu yaparak, bölgede yürütülen operasyonların yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Hazırladığı “Trakya Havzası Kaya Gazı Operasyonları ve Sismotektonik Risk Analiz Raporu”nda, kaya gazı üretiminde kullanılan hidrolik çatlatma (fracking) ve atık su enjeksiyonu yöntemlerinin yer altındaki gözenek basıncını değiştirebildiğini ifade eden İçelli, bunun da mevcut fay sistemleri üzerinde tetikleyici etki oluşturabileceğini kaydetti.
Raporda, Trakya Havzası’nın toplam sediman kalınlığının bazı bölgelerde 9 kilometreye ulaştığı belirtilirken, bu kalınlığın en fazla olduğu alanın Hayrabolu-Muratlı-Ereğli hattı olduğu ifade edildi. Kaya gazı çalışmalarının ise yerin 3 bin 500 ila 5 bin metre derinliğindeki Hamitabat ve Mezardere formasyonlarında sürdürüldüğü aktarıldı.
İçelli, Kuzey Marmara’daki Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın yanı sıra Trakya Havzası içerisinde yüzeyde görünmeyen ancak sismik çalışmalarla tespit edilen gömülü fayların da bulunduğunu belirtti. Özellikle Lüleburgaz, Kapaklı ve Çorlu çevresindeki bazı fayların yüksek basınçlı operasyonların etki alanında kaldığını ifade etti.
Raporda, kaya gazı faaliyetlerinin tek başına büyük bir deprem oluşturamayacağına dikkat çekilirken, bölgede gerilim biriktirmiş fayların insan kaynaklı müdahaleler sonucu harekete geçebileceği uyarısında bulunuldu. Kontrolsüz yüksek basınçlı akışkan enjeksiyonlarının hissedilebilir büyüklükte depremleri tetikleme potansiyeli taşıdığı vurgulandı.
Deprem Bilimci Serkan İçelli, olası risklerin azaltılması için sondaj sahalarının çevresinde mikro-sismik izleme ağları kurulmasını, operasyonların “trafik ışığı sistemi” ile sürekli denetlenmesini ve Trakya’daki gömülü fayların 3 boyutlu sismik verilerle yeniden haritalandırılmasını önerdi.
Muratlı’nın da içinde bulunduğu havza merkezine dikkat çeken İçelli, enerji yatırımlarının bilimsel denetim altında sürdürülmesinin ve sismik risklerin yakından izlenmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

